Son günlerde müstehcenlik gerekçesiyle aralarında mesleki derneklerin de bulunduğu çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabı hakkında verilen erişim engeli kararlarını kaygıyla izliyoruz. Bu kararların ulusal ve uluslararası temsiliyeti olan saygın bilimsel ve mesleki uzmanlık derneklerini, öğrenci topluluklarını ve akademik çevreleri de kapsaması, bilim savunuculuğu ve akademik ifade özgürlüğü konularını var oluş sebebi sayan Akademimizi de doğrudan ilgilendirmektedir. Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından ifade edilen, Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası psikiyatri çevreleri tarafından da paylaşılan akademik görüşlerin müstehcenlik gibi kanunda açıkça tanımlanmış bir fiil ile nasıl bağdaştırılmış olduğunu anlamakta güçlük çekmekteyiz.

Bilimsel ve akademik kuruluşlar açısından bu yasaklamalar bilgi üretme, görüş açıklama ve toplumumuzda eksikliği çekilen bilim okur-yazarlığını artırma görevlerinin önünde ciddi bir engel oluşturmakta, ruh sağlığı ve cinsel sağlık gibi halk sağlığını yakından ilgilendiren alanlarda toplumun güvenilir bilgiye erişimini de engellemektedir.

Bilim Akademisi, bilimsel verinin özgürce üretilmesini, tartışılmasını ve toplumla paylaşılmasını akademik özgürlüğün temel unsurlarından biri olarak görür. Bunu her yıl yayımladığımız Akademik Özgürlükler Raporları ve zaman zaman yaptığımız duyurularla kamuoyuyla paylaşmaktayız. Bilim insanlarının ve bilimsel kuruluşların kendi uzmanlık alanlarında görüşlerini özgürce açıklayabilmeleri temel bir insan hakkı olarak tanımlanan bilim yapma hakkının olduğu kadar, kamuoyunun bilgilendirilmesi yoluyla toplumun güvenilir bilgiye erişiminin de gereğidir.

Akademik özgürlük sadece üniversite içinde araştırma yapma ve ders verme ile sınırlanamaz. Bilimsel bilgi ve görüşlerin akademik titizlik ve sorumlulukla toplumla paylaşılabilmesini, bilim insanlarının ve bilimsel kuruluşların kendi uzmanlık alanlarındaki toplumsal tartışmalara katılabilmesini ve üniversite mensuplarının düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri bir akademik ortamın tesis edilmesini de gerektirir.

Bilim Akademisi olarak bir kez daha vurguluyoruz: Bilimsel kuruluşların, akademik çevrelerin ve sivil toplumun ifade özgürlüğü olmadan ne özgür bilim ne de demokratik bir toplum mümkündür.

Bilim Akademisi Yönetim Kurulu