Atatürk – Kurucu Felsefenin Evrimi

Zafer Toprak Yayınevinden satın almak için tıklayınız. Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî istiklâl bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menâfii [menfaatleri] icab ettirdiği takdirde beşeriyeti teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet muktezâsından [gereklerinden] olan dostluk ve siyaset münasebâtını büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarf-ı nazar edinceye kadar bîaman düşmanıyım. Atatürk – 24 Nisan 1921 ,Hâkimiyet-i Milliyye gazetesi yazarıyla söyleşi Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin ardında, sosyal ve beşeri bilimler alanında Tanzimat sonrası yüz yıl boyunca birikmiş telif ve tercüme eserler vardı. Aydınlanma felsefesi, Fransız Devrimi, 19. yüzyılın düşün ortamı ve Üçüncü Cumhuriyet Fransası’nın pozitivist, solidarist, seküler dünya görüşü Jön Türkleri ve Kemalist kadroları derinden etkiledi. Milli Mücadele Batı’ya karşı verilmiş, Düvel-i Muazzama alt edilmişti. Ancak çağdaş ve laik bir yapılanma sürecinde Atatürk yine Batı’nın düşün ortamından esinlendi. Cihan Harbi kaotik bir ortam yaratmış, savaş ertesi yeni bir çağ doğmuştu. İmparatorluklar sona ermiş, ulus-devletler çağa damgasını vurmuştu. Osmanlı’nın küllerinden ise Atatürk’ün önderliğinde yeni bir Türkiye doğuyordu. Yüz yıllık gelişimi süreklilikler ve kesintiler bağlamında ele alan Atatürk – Kurucu Felsefenin Evrimi ana kaynaklara iniyor, Atatürk’ün Çankaya kitaplığının ve sofrasının çağdaş Türkiye’nin oluşumunda ne denli önemli işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Prof. Zafer Toprak Koç Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi (Emeritüs) öğretim üyesidir. Yılı: 2020 Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ISBN: 9786257070881 Genişlik: 15,5 Yükseklik: 23 Sayfa Sayısı: 528 *Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Sekiz Kentin Hikâyesi – Türkiye’de Yeni Yerellik ve Yeni Orta Sınıflar

E. Fuat Keyman, Berrin Koyuncu-Lorasdağı Yayınevinden satın almak için tıklayınız. "Son on yılda Türkiye'nin %70'ten fazlası kentleşti, neoliberalleşmenin aşırı kalkınmacı ve tüketim odaklı anlayışı sonucunda kentler metalaştı, çevre kaygısı kâr ve ranta yenik düştü, demokratik ve katılımcı yönetim umudu merkeziyetçi anlayışla sönümlendi. Bununla birlikte Türkiye'nin kentleşmesi ve orta sınıflaşması Anadolu coğrafyasında belli duraklamalarla sürdü. Bu bağlamda, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kent, neoliberalleşmenin getirdiği siyasal, toplumsal ve ekonomik değişimleri anlamak/anlamlandırmak açısından önemli bir olgu haline geldi ve neoliberalleşmenin kentlerde yarattığı olumsuzluklarla baş etmek için alternatif arayışları ortaya çıktı. Bu arayışı en güzel ifade eden motto ‘kâr için değil insanlar için kentler'dir. "Biz bu tartışmayı Kayseri, Konya, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Diyarbakır, Şanlıurfa kentlerinde yapmaya çalıştık. Özellikle 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonraki Türkiye'nin anlaşılması ve iyi, adil, demokratik yönetimi için kent ve kentleşme sürecini çalışmak ve tartışmak gereksinimi olduğunu düşünüyoruz. Sekiz Kentin Hikâyesi'nin bu tartışmaya mütevazı bir katkı olarak okunmasını arzu ederiz." Yılı: 2020 Yayınevi: Metis Yayınları ISBN: 13 978-605-316-195-0 Genişlik: 13 Yükseklik: 19,5 Sayfa Sayısı: 312   *Metis Kitap WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Türkiye’de Deprem Az Gittik Uz Gittik

Naci Görür Yayınevinden satın almak için tıklayınız. Türkiye’nin önde gelen yerbilimcilerinden Naci Görür, depremlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir topluma bir başucu kitabı sunu-yor: Türkiye’de Deprem. Siyasi yönetimlerden kamu kuruluşlarına, yurttaşlardan sivil toplum örgütlerine kadar herkesin, her kesimin bilmesi gereken konuları, yıllarını bilime, bilimi de toplumun hizmetine sunmuş bir bilim insanının kaleminden okuyacaksınız: Türkiye’de belli başlı fay hatları hangileridir? Beklenen İstanbul depreminin sonuçları ne olacak? Türkiye’nin ve İstanbul’un riskli bölgeleri nereler? Bir sonraki deprem nerede olabilir? Yerel yönetimler ve kamu kuruluşlarının çalışmaları yeterli mi? Kanal İstanbul’un ve kentsel dönüşümün İstanbul depremine etkisi ne olabilir? Depremle yaşamayı öğrenmek ne demek? Prof. Dr. Naci Görür, bilimin, aklın, vicdanın sorumluluğuyla, yöneticilerinden yurttaşlarına kadar bütün bir topluma yeniden soruyor: “Orada kimse var mı?” Türkiye’de Deprem kaderini kâr hırsına, sorumsuz yöneticilere teslim etmeyen, toprak altında bıraktıklarını unutmayan, hiçbir şey eskisi gibi olmamalı diyenlerin başucu kitabı. Yılı: 2020 Yayınevi: Doğan Kitap ISBN: 978-605-09-7503-1 Genişlik: 13,6 Yükseklik: 21 Sayfa Sayısı: 136 *Doğan Kitap WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Kanal İstanbul

Editörler: Derin Orhon, Seval Sözen, Naci Görür   İstanbul'a bir kanal yapma düşüncesi, yaklaşık 10 yıl önce bir "Çılgın Proje" olarak ortaya atıldığında, ilgili her kesimden yoğun tepki aldı. Aradan geçen uzun süre içinde bu düşünce belli aralıllarla rafa kaldırılmış görünse bile İstanbul'un üstünde "Demokles'in kılıcı" benzeri bir tehdit unsuru olmayı hep sürdürdü. Çalışmaya, ilgili devlet kurumlarının ve bilim camiasının olumsuz görüşleri ile tüm İstanbulluların yasal itirazına rağmen 17 Ocak 2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından "olumlu" kararı verildi. Bu kitapta bilimsel veriler esas alınmak suretiyle ÇED Raporu'nda yer verilen ya da verilmeyen hususlar, yapılan yanlışlılar, yanıltıcı yorumlar ve eksik değerlendirmeler detaylı olarak ele alınmış ve kanalın İstanbul ve doğal çevresi için oluşturacağı risk, zarar ve tehditler ortaya konmuştur. Multidisipliner bir çalışmanın yetkin bir örneği olan elinizdeki kitap Kanal İstanbul'a yönelik olarak, birbirinden farklı birçok disiplini bir araya getirerek somut verilerle analitik bir sonuca ulaşılmasını sağlamaktadır. Bunlar arasında gemilerin hareket ve manevraları (gemi hidrodinamiği), deniz ulaşımı, uluslararası deniz hukuku ve Mont-reux Sözleşmesi, deprem mühendisliği, deprem ve tsunami riski, kanal hidrodinamiği, doğa ve çevrenin korunması, deniz bilimleri, yeraltı sularının durumu, entegre kıyı ve deniz yapıları, trafik ve ulaşım, fiziki coğrafya, atmosfer, hava ve iklim değişikliği, altyapı ve arıtma tesisleri, kültürel ve doğal varlıklar, yeni yerleşimler, meteorolojik parametreler, mekânsal planlama, çevre iktisadi ve çevre hukuku gibi konular öncelik taşımaktadır. Bu konularla ilgili değerli akademisyenlerin bilimsel makalelerini ve alanlarında uzman kişilerin detaylı açıklamalarını okuyacaksınız... Yılı: 2020 Yayınevi: Kültür A.Ş. ISBN: 9786057864826 Genişlik: 15 Yükseklik: 23 Sayfa Sayısı: 508 *İstanbul Kitapçısı WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Autobiographical Memory Development

Sami Gülgöz Yayınevinden satın almak için tıklayınız. Autobiographical memory is constituted from the integration of several memory skills, as well as the ability to narrate. This all helps in understanding our relation to self, family contexts, culture, brain development, and traumatic experiences. The present volume discusses contemporary approaches to childhood memories and examines cutting-edge research on the development of autobiographical memory. The chapters in this book written by a group of leading authors, each make a unique contribution by describing a specific developmental domain. In providing a multinational and multicultural perspective on autobiographical memory development—and by covering a variety of theoretical and methodological approaches, this state-of-the-book is essential reading on the autobiographical memory system for memory researchers and graduate students. It is also of interest to scholars and students working more broadly in the fields of cognitive, developmental, and social psychology, and to academics who are conducting interdisciplinary research on neuroscience, family relationships, narrative methods, culture, and oral history. Yılı: 2020 Yayınevi: Routledge ISBN: 9780367077884 Sayfa Sayısı: 210 *Routledge WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Toplumsal Tarih Çalışmaları

Çağlar Keyder Yayınevinden satın almak için tıklayınız. Kapitalizme geçiş, azgelişmişlik ve emperyalizm tartışmaları uzun bir süre Türkiye’deki sosyal bilimlerin gündemini belirlemişti. Bu tartışmalar, nereden gelip nereye gittiğimizi, devlet-toplum ilişkilerini, siyasal ittifakların niteliğini anlamaya yönelikti. Çağlar Keyder’in Toplumsal Tarih Çalışmaları başlığı altında toplanan makaleleri bu sorulara cevap ararken, 16. yüzyıldan itibaren kapitalist dünya sisteminin kuruluşunu, farklı tarih ve kültürlerin ürünü olan Fransız ve İngiliz modellerini, Osmanlı İmparatorluğu ve değişme/modernleşme/gelişme sorunlarını ele alıyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte tarım sektöründe meydana gelen yapısal dönüşümü araştıran makalelerle beraber ele alındığında kitabın tamamı, akademik ve siyasi tartışmalarda hangi metodolojik ve kavramsal araçlara ihtiyaç duyulduğunu hatırlatıyor. Cumhuriyet’in miras aldığı siyasi, iktisadi ve toplumsal süreçleri dünya tarihi bağlamında inceleyebilmek için zengin bir çerçeve çiziyor.   Yayın Yılı: 2009 Yayınevi: İletişim Yayıncılık ISBN: 9789750506819 Genişlik: 13 Yükseklik: 19,5 Sayfa Sayısı: 358 *İletişim Yayıncılık WEB Sitesi'nden alınmıştır.  

Mathematical Aspects of Evolving Interfaces

Halil Mete Soner Satın almak için tıklayınız. Interfaces are geometrical objects modelling free or moving boundaries and arise in a wide range of phase change problems in physical and biological sciences, particularly in material technology and in dynamics of patterns. Especially in the end of last century, the study of evolving interfaces in a number of applied fields becomes increasingly important, so that the possibility of describing their dynamics through suitable mathematical models became one of the most challenging and interdisciplinary problems in applied mathematics. The 2000 Madeira school reported on mathematical advances in some theoretical, modelling and numerical issues concerned with dynamics of interfaces and free boundaries. Specifically, the five courses dealt with an assessment of recent results on the optimal transportation problem, the numerical approximation of moving fronts evolving by mean curvature, the dynamics of patterns and interfaces in some reaction-diffusion systems with chemical-biological applications, evolutionary free boundary problems of parabolic type or for Navier-Stokes equations, and a variational approach to evolution problems for the Ginzburg-Landau functional. Yılı: 2003 Yayınevi: Springer ISBN: 3540140336 Sayfa Sayısı: 260 *Amazon WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Bir Aşırma-İntihal

Hasan Yazıcı Yayınevinden satın almak için tıklayınız. Hasan Yazıcı ve İhsan Doğramacı arasındaki dava epeyce konuşulmuş, dikkat çekmişti: 2000-2007 arasında iç hukukta, 2007–2014 arasındaysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde devam eden yargı süreci gerek hukukun işleyişindeki birçok çarpıklığı gerek akademik intihalin boyutlarını göstermesi açısından ibret verici durumlarla doluydu. Yazıcı, bu kitapta söz konusu dava sürecini etraflıca anlatarak sadece yargıya bir ayna tutmakla kalmıyor aynı zamanda toplum tarafından “aydın” olarak görülen kimselerin ahlâki duruşlarını, tutumlarını, hal ve tavırlarını da mercek altına alıyor. Bir Aşırma sadece iki kişi arasındaki bir dava olarak değil, zihniyetler arasındaki bir mücadele olarak da görülebilecek bir çalışma… “Prof. Hasan Yazıcı bu kitapta iki şey yapıyor: 1) Kamuya mal olmuş ünlü bir davanın, intihalci bir hekimin rol değiştirip davacı olduğu, dürüst ve sorumlu bir hekimin iftiracı ve davalı yerine konduğu bir davanın, ikinci taraf olarak, çok ilginç ve vahim hikâyesini anlatıyor. Belgeli ve kanıtlı bir hukuk ve meslek ahlâkı dersi veriyor. 2) Doğru normların henüz yerleşmediği bir ülkede yargı, akademya ve medya elitlerinin statükocu ve loncacı alışkanlıklarını, tutucu dirençlerini kendi kişisel mücadelesini ve şahısları çok aşan bir planda sergiliyor.” Taha Parla Yılı: 2020 Yayınevi: İletişim Yayınları ISBN: 9789750528002 Genişlik: 13 Yükseklik: 19,5 Sayfa Sayısı: 215 *İletişim Yayınları WEB Sitesi'nden alınmıştır.

Uğur Mumcu’dan Mektup Var!

Önder Pekcan Satın almak için tıklayınız. Çocukluk arkadaşı Önder Pekcan, anılarında hem Uğur Mumcu’nun kişiliğine dair ayrıntılar hem de düşünsel gelişiminden izler aktarıyor. Ümit Aslanbay’ın yayına hazırladığı bu çalışmada, Mumcu’nun daha önce yayımlanmamış mektuplarını da okuyacaksınız. “1967 Haziran’ında kapanan Yön’de yazan Uğur Mumcu’nun, Temmuz 1967 tarihli mektubunda Ant’a atfettiği sıkıştırılmış gibi duran sözcüğün gerekli ve bir o kadar önemli açılımı ‘kısaca’ budur. ‘CHP ve TİP, gerisi hikâyedir.’ Sonraki paragrafta bir cümle daha vardır; o da öylesine söylenmiş gibi durur. Fraksiyonlar üstüdür... Net bir saptamayı içerir: ‘Stratejimiz şu: TİP ile CHP’nin ortak noktalarını savunmak. Kurtuluş burada, öbür tarafı hikâye.’ Türkiye solunun o günlerde ‘Diyalektiğin gereği!’ saydığı ve sandığı bölünmenin gerçek hayat pratiğinde ortaya çıkardığı; parçalanma, kutuplaşma ve güç kaybıdır. Mumcu’nun, ‘Anamız ağlıyor... Sindirme devri başladı. Sanırım biraz sonra da faşist cunta gelecek. Devrimciler, sosyalistler hâlâ birbirlerine Lenin’i, Marks’ı, Engels’i anlatıyorlar. Türkiye hiç böyle günler yaşamadı’ diye Önder Pekcan’a yazacağı günlere az kalmıştır.” Yılı: 2020 Yayınevi: Telgrafhane Yayınları ISBN: 9786056974076 Genişlik: 13,5 Yükseklik: 21,5 Sayfa Sayısı: 144 *İdefix WEB Sitesi'nden alınmıştır.